Görüntüleme: 757
5 0
Okunma Süresi2 Dakika, 4 Saniye

Kara Delikler Nedir?

1971 yılında Uhuru uydusu tarafından yapılan bir gözlemde Kuğu Takımyıldızının en parlak yıldızı olan Cygnus X-1’den X ışınlarının geldiği tespit edilmişti. İlerleyen gözlemler sonucu bu X ışının gelmesinin geçici olmadığını; aslında Cygnus X-1 isimli yıldızın bir X ışın kaynağı olduğu tespit edilmişti. Peki, X ışınları gönderen bir cisim daha önceden tespit edilmiş diğer yıldızlardan birisi miydi sadece?

Günümüzde yapılan astrofizik araştırmalarına göre bir yıldızın hidrojen gazının kütle çekiminin etkisiyle doğduğu ispatlanmıştır. Kütle çekimin etkisiyle birlikte atomların birbirine çarpması sıcaklığı arttırmaktadır. Bu artan sıcaklıkla hidrojen gazının helyum gazına olan dönüşümü için çevre koşulları sağlanmış demektir. Helyumun ağırlığı, iki hidrojen atomunun ağırlığından küçüktür. Fakat, periyodik cetvele göre iki hidrojenin birleşmesiyle ortaya çıkan kütlenin bir helyum atomunun kütlesiyle eş değer olması gerekmektedir. Bu birleşim sırasında kaybolan kütle ise Einstein tarafından saptanmıştır ve E=mc^2 olarak tarihe geçmiştir.

Evrendeki yıldızlar sürekli olarak genişlemektedir.

Bu genişleme sırasında onların düzeni bozmadan dengede kalmasını ise kütle çekim sağlar. Yukarıda da bahsedilen hidrojen atomunun helyum atomuna dönüşümünün devamında helyum atomları karbona, karbon atomları ise demir elementine dönüşmektedir. Bu sürecin devamında ise Demir elementi tek başına yeni bir element oluşturamadığından ötürü daha fazla yakacak bir element bulamayan yıldızlar soğumaya başlamaktadır. Bu soğumayla birlikte genişlemenin tam tersine yıldızlar küçülmektedir.

Chandrasekhar
Subrahmanyan Chandrasekhar

Chandrasekhar isimli bir bilim insanı ise soğumanın sebep olduğu bu küçülme eyleminin bir limiti olduğunu ve bazı yıldızların nötron yıldızına dönüşeceğini, bazılarının ise kendi kütle çekim etkisi altında çökerek bir kara deliğe dönüşeceğini savunmuştur. Bu fikrin tüm bilim camiasında kabul görmesinin ardından literatüre Chandrasekhar Limiti olarak geçmiştir.

Bu limitin fizik dünyasında kazandırılmasının ardından Chandrasekhar bu limitten sonra yıldızın tekilliğe doğru sıkışmaya devam edeceğini ortaya atmıştır. 1960 yılında ise Stephen Hawking, bu tekilliğin tüm fizik kanunlarının geçerliliği yitirdiği o nokta olarak adlanmıştır. Hawking’e göre çökerek oluşan kara deliğin uzay zaman içerisinde bükülmesiyle içerisine düşen her şeyin orada kalacağını ortaya atmıştır. Bu uzay zaman bükülmesinin başladığı ve geri dönülemediği noktaya ise olay ufku adını vermiştir.

Stephen Hawking

Hawking ardından, 1971 yılında yapılan gözlemle birlikte kara deliklerin her şeyi yutan gök cisimleri olmadığını, Kuğu Takım Yıldızında görünmeyen bir cismin etrafında dönen ikinci bir cismin sahip olduğu kütlenin yörüngeye doğru bir kuvvet uyguladığını görmüşlerdir. Bu kuvvet sonucu ortaya çıkan yüksek ısı sonucunda Cygnus X-1 isimli cisimden X ışınlarının geldiği tespit edilmiştir. Bu yıldızın yörüngesindeki hareketlerinden yola çıkılarak bu kadar büyük bir kütleye sahip tek cismin kara delik olduğu ispatlanmıştır.

Happy
Happy
33 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
33 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
33 %
Previous post Cemal Süreya Kimdir?
Next post Bir İnci Tanesi

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.