Görüntüleme: 28
0 0
Okunma Süresi5 Dakika, 40 Saniye

ÖLÜ CANLAR’DA YERGİ UNSURU OLARAK KAHRAMANLAR

Nikolay Vasilyeviç Gogol, 1809 yılında Ukrayna’da dünyaya geldi. Liseyi bitirince Petesburg’a gitti ve orada kısa bir dönem memur olarak çalıştı. Hikâyeleri, romanları ve oyunlarıyla edebiyat çevresinde tanınmaya başladı. Taras Bulba (1935), Müfettiş (1936), Burun (1936), Palto (1942) ve Ölü Canlar (1942) yazarın en öne çıkan eserleridir. Bürokrasi üzerine bir kara mizah örneği olan Müfettiş oyununun sergilenmesinin ardından Roma’ya yerleşti. Roma’da Ölü Canlar üzerine çalışmaya başladı. Ölü Canlar’ın birinci cildini 1942 yılında yayımladı. Bu eserini Balzacvari nehir roman şeklinde devam ettirmek isteyen yazar, ikinci cildi tamamladı fakat ortaya çıkardığı eseri beğenmedi. 1952 yılında geçirdiği sinir kriz sonucu romanın ikinci cildini ateşe attı. 19. yüzyıl Rus toplumunun bir portresi niteliğindeki eserin bugün elimizde bulunan hali Gogol’un uşağının ateşten kurtarabildiği sayfalardan oluşmaktadır.

 

Romanın başkahramanı N kentine gelen konuk Çiçikov’dur. Gogol, roman boyunca kimi yerlerde Çiçikov için “kahramanımız” ifadesini kullanmıştır. Romanın yazardan okura bölümünde kahraman için şu ifadeler kullanılır: “Bu kitapta bizim toplumumuzdan birisini anlatıyorum.”[1] Çiçikov’un gelişi kentte pek yankı uyandırmaz. Yalnızca sokaktaki birkaç adam görür kahramanın girişini. Onlar da yalnız briçkası hakkında bir iki söz ederler. Fakat Çiçikov, kısa süre içerisinde kentin önemli kişileriyle dostluk kurmayı başarır. Bu dostluklar vasıtasıyla kentteki ölü canları toplamaya başlar. “Ölü canlar” ifadesi artık dünyada var olmayan ama çiftlik sahiplerinin sayımda öldüklerini bildirmedikleri toprak kölelerini karşılar. Çiçikov’un yaptığı iş yasalara uymayan bir iştir. Kurduğu dostluklar vasıtasıyla yalnızca bu işi halledebileceğini düşündüğü kişilere yönelir. Dil oyunlarıyla ölü canları toplar: “Canlar için ölü dememeye büyük özen göstermiş, bunun yerine artık var olmayan demişti.”[2]

Çiçikov, N kentinde kıvrak zekâsını kullanarak işini tamamlar. Kimi insanları onlara çeşitli vaatler vererek kandırır. Kimi insanlar ise kandırılmaya ihtiyaç duymadan bu işe çıkarları için ortak olurlar. Gogol’un kahramanı insanları ikna ederken onların zayıf noktalarını yakalamasını bilir. Tüm çiftlik sahiplerinin ortak sorunu yüklü vergi borcudur: “Yaşamdan el çekmiş canlar için yaşayan canlar kadar vergi ödemenin pek çok toprak sahibine ağır geldiği bir gerçekti.”[3] Çiçikov’un N kentindeki macerası, hakkında soruşturmalar başlayana dek sürer. Soruşturmalardan haberdar olduğunda uşaklarıyla birlikte kentten ayrılır ve sonsuzluğa uzanan yola doğru ilerler.

Kitabın ikinci cildinde Çiçikov’un ülkenin farklı bir noktasında gezisine devam ettiğini görürüz. “Ölü Canlar”ı ipotek ettirip elde ettiği parayla bir çiftlik satın alıp göçebe yaşamına son vermek ister. Yasalar gereği yeni topraklara sahip olabilmek için toprak kölesi satın alınabilmektedir. Çiçikov, yasaların bu açığını yakalamasını bilir. Gogol’un kahramanı daha fazla cana sahip olabilmek için yasalara uymayan yeni işler çevirmeye devam eder. Hakkında mahkeme dosyaları hazırlanmaya başlanır ve yakayı ele verir. Kentin genel valisi Çiçikov’u sorgusuz sualsiz hücreye attırır. Kısa süren hücre deneyiminin ardından mültezim Murazov’un da yardımıyla hücreden salıverilir. Şehri terk etmesi istendiğinde farklı diyarlara doğru yol almaya başlar. Çiçikov’un hücreden çıkmadan önceki düşündükleri şu şekilde ifade edilir: “Şu işten bir sıyrılayım, küçük bir sermayeyle uzaklarda bir yere… Ölü canları rehin edeceğim, elime geçecek parayla da çiftliğimi satın alacağım. Toprak sahibi olacağım.”[4]

Romanın sonunda kentin genel valisi tüm memurları toplar ve onlara seslenir. Çiçikov’un yaptıklarına birçok memur ortak olmuştur. Memurlar hakkında soruşturma başlatılacaktır fakat bu olayın üzerinde çok durulmaz. Kentin artık daha büyük sorunları vardır. Deccal’in geldiği ve ölü canlar satın aldığına dair söylentiler, açlık, Raskolniklerin hareketleri, köylülerin beylerine karşı ayaklanışları… Çiçikov’un kurtuluşu işlemeyen bir toplumun doğurduğu sorunlar sonucu gerçekleşmiş olur.

Romandaki diğer başlıca kahramanlar: Manilov, Koroboçka, Nozdrev, Sobakeviç, Tennetnikov, Platon ve Kostanjoglo’dur. Kahramanların ortak özellikleri varlıklı olmaları ve budalalıkları sonucu Çiçikov tarafından kandırılmalarıdır. Manilov onu gerçek bir dost, Koroboçka devlet müteahhidi, Tennetnikov bitki köklerini araştıran bir profesör, Platon bir gezi arkadaşı, Kostanjoglo ise çiftlik sahibi olmak isteyen namuslu bir adam olarak görmektedir. Kahramanların birçoğunu ölen köylülerini satmaya ikna eder. Kimisi yüklü vergi yükünden kurtulmak için kimisi ise Çiçikov’un söylediği zekice yalanlardan etkilenerek işe ortak olurlar. Ölü canlarını satmaya razı olan roman kahramanlarından Sobakeviç’in söylediği sözler döneminin atmosferini özetler niteliktedir: “Günümüzde yaşıyor görünenler ne ki? İnsandan saymak bile mümkün değil bunları. İnsan değil, sinek hepsi!”[5] Bir tek Nozdrev çıkarları sonucu ölü canları satmaya yanaşmaz. Çiçikov’la olan çıkarlarının ters düşmesi üzerine kentlilere onun amacının ne olduğunu anlatmaya çalışır fakat kentliler düzenbaz Nozdrev’i tanımaktadır, onun söylediklerine inanmazlar.

Romandaki iki kahramanın hayat serüvenleri birbiriyle bazı noktalarda benzerlikler taşır. Başkahraman Çiçikov, okulundan pekiyi derecesiyle mezun olmuştur. Küçük bir memurluğa başlayabilmek için epeyce çaba harcaması gerekir çünkü bu tür işler torpille halledilmektedir. Buradaki işinden disiplinli bir amirin göreve gelmesi sonucu ayrılır. Bir diğer kahraman Tentetnikov da eğitiminin ilk yıllarını başarıyla geçirir. Sonraki yıllarda yeni gelen öğretmenlerin çalışkanlıktan çok disipline önem vermelerinden dolayı okulda umutsuzluğa düşer. Aradığı umudun memuriyet hayatında olduğunu düşünür fakat memuriyette de aradığını bulamaz ve babasından kalan çiftliğine dönüp aylak bir yaşam sürmeye başlar. Aşağı yukarı aynı yollardan geçmiş dönem kahramanlardan birisi yaşama tutunabilmek için kendisini dolandırılıcığa adarken diğeri maddi gücüne güvendiği için kendi halinde bir yaşama çekilir.

Romanda tek tipleştirilmiş iki kesim görülmektedir: Memurlar ve kadınlar. Memurlar çıkarlarına göre hareket eden, rüşvet ve iltimasa başvuran kimselerdir. Çiçikov’un işlerini bu derece kolay halletmesinin ardında memurlarla olan sıkı ilişkisi vardır. Geçmişte memurluk yapmıştır, işini nasıl halletmesi gerektiğini bilir. Diğer kahramanlardan yalnızca Sobakeviç memurları kötü olarak görür: “Vali mi harika? Eşkıyanın önde gidenidir!”[6] Fakat bu görüş dönem Rusya’sında pek etki alanı bulamaz.

Gogol, romanda kadınları da genel olarak ele almıştır. “Bura kadınlarının karakterlerini anlatma işini paletleri daha zengin daha canlı renklerle dolu olanlara bırakalım ve biz yalnızca dış görünüşleri üstüne bir iki şey söylemekle yetinelim.”[7] diyen yazar, Çiçikov’un zengin olduğuna dair söylentilerin yayılması üzerine çevresine toplanan kadınların karakterlerine değinmez. Romanın tek kadın kahramanı olarak görebileceğimiz Koroboçka ise varlıklı bir dul kadındır. Çiçikov’un onu kandırması üzerine ölü canları vermeye razı olur, diğer kahramanların izini takip eder. Bir diğer taraftan satın aldığı ölü canların içerisinde kadınların yer almasını istemeyip onların işine yaramayacağını düşünen Çiçikov üzerinden kadına bakış kısaca okunabilmektedir.

Gogol, “Ölü Canlar”da 19. yüzyıl Rus toplumunun kötü yanlarını ele almıştır. Bir toplumsal eleştiri örneği olan eserde yaratılan kahramanlar üzerinden dönem Rusya’sı ustalıkla yerilmiştir. Kahramanlar vasıtasıyla bürokrasi, yargı, eğitim sistemi, sınıfsal ve cinsel farklılıklar ele alınmıştır. Rusya topraklarını istediği gibi arşınlayan Çiçikov’un diğer kahramanlarla ilişkisi üzerinden sistemdeki açıklığı ortaya çıkarılmıştır. Yaratılan ve yaratılmayan kahramanlar yergiyi sağlayan ana unsurdur. Gogol, bu eseriyle, işlemeyen bir toplumu gözler önüne sermiş ve Rus realizminin başlatıcısı olmuştur.

 

Kaynaklar:

[1] Nikolay Vasilyeviç Gogol, Ölü Canlar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, s.1

[2] Nikolay Vasilyeviç Gogol, Ölü Canlar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, s.119

[3] Nikolay Vasilyeviç Gogol, Ölü Canlar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, s.119

[4] Nikolay Vasilyeviç Gogol, Ölü Canlar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, s.463

[5] Nikolay Vasilyeviç Gogol, Ölü Canlar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, s.122

[6] Nikolay Vasilyeviç Gogol, Ölü Canlar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, s.114

[7] Nikolay Vasilyeviç Gogol, Ölü Canlar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, s.190

Yazar: Mesut Kaba

admin

Yazar:

siyahdergi.com
administrator
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %
Previous post Göç Ve Kadın Trilojisi: Gelin-Düğün-Diyet
Next post Teutoburg (Varus) Savaşının Etkileri Günümüzü Hala Etkiliyor

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir