Görüntüleme: 218
0 0
Okunma Süresi4 Dakika, 35 Saniye

ANDREY TARKOVSKİ SİNEMASI

Bu başlık altında ilk olarak Andrey Tarkovski filmlerinin konuları ve bizlere verdiği mesajlar üzerine değineceğiz. Fakat bunlara değinmeden önce Andrey Tarkovski sineması hakkında bilgi verelim.

Andrey Tarkovski sinemayı çok anlatılı bir dile dönüştürmüştür. Filmlerinde edebiyatın, felsefenin, şiirin ve resmin izleri görülmektedir. Andrey Tarkovski sineması izleyiciler de uzaydan düşmüş gibi garip, hep yanındaymış gibi tanıdık hisler uyandırmaktadır. Otobiyografisinin de izleri filmlerinde oldukça fazladır ve kendi hayat tecrübelerini izleyicilere anlatma çabası görülmektedir.

 

ANDREY TARKOVSKİ FİLMLERİ

STALKER

Stalker, 1979

Stalker filminin konusu; gelecekte ismi olmayan bir ülkede geçmektedir. Dünyaya kocaman bir göktaşı düşmesi sonucunda hayat darmadağındır ve Zone adında yeni bir bölge oluşturulmuştur. Bu bölgeye girebilen insanların dileklerinin ve ihtiyaçlarının gerçekleşebileceği dedikodusu ülkeyi sarmıştır. Askerlerin koruması altında olan bu bölgeye sadece iz sürücüler girebilmekte ve girmek isteyen insanlara eşlik etmektedirler. Stalker’ da bu bölgeye gitmek isteyen yazar ve profesöre eşlik etmeye karar vermektedir.

Peki bu filmin konusu ile bizlere anlatılmak istenen nedir?

Bilim ve din arasındaki ayrılık ve nükleer tehditlerin karşısında insanların geleceği gözler önüne serilmektedir. İçerisinde felsefi ve görsel imgeleri barındırmaktadır. Stalker’in inanç gücü, yazarla ve profesörle düştüğü çatışmalar filmde konu edinilmektedir. İnsanların inandığı şeyler uğruna vazgeçmesi gerektiği maddi ya da manevi değerleri anlatan bir olgusu bulunmaktadır.

 

SOLARİS

Solaris, 1972

Solaris filminin konusu; Solaris, kendi bilincine sahip bir gezegendir. Fakat kendini ziyaret eden insanların akıllarıyla oyun oynamakta ve akıllarındaki şeyleri somutlaştırmaktadır. Bunları araştırmak için Solaris’e giden insanlarında gezegenin oyunlarına maruz kalması konusu işlenmektedir.

Peki bu filmin konusu ile bizlere anlatılmak istenen nedir?

Aşk ve hayata dair felsefi bir bilim kurgu filmidir. İnsan düşüncelerinin somut varlıklara dönüştüğü bir uzay görevi olarak görülen film, içerisinde özgürlüğü barındırmaktadır. Doğanın insan isteklerini somut varlıklara dönüştürülmesinde verilmek istenen mesaj, özgürlüğün çok uzakta olamayacağı ve bazen özgürlük için bedeller ödenmesi gerektiğinin anlatıldığı bir filmdir.

 

ANDREİ RUBLEV

Andrei Rublev, 1966

Andrei Rublev filminin konusu; 15. Yüz yılda Tatar saldırılarına maruz kalan Rusya’da geçen film, hem keşiş hem de ikona ressamı olan Andrei Rublev’i takip etmektedir. Tüm kan ve şiddetin yanında doğanın güzelliği ve inancıyla beslenen Rublev, bir köylü kızını tecavüzden kurtarmaya çalışırken cinayet işlemektedir. Yaşamış olduğu olay tüm inancını sorgulamasına ve sanata yüz çevirmesine neden olmaktadır.

Peki bu filmin konusu ile bizlere anlatılmak istenen nedir?

İçerisinde sanata ve inanca dair bağlar bulunmaktadır. Sanatçının gerçek bir sanatçı olabilmesi için kusurları ve yanlışları görebilmesi gerekmektedir. Andrey Tarkovski şu sözlerle; “Bir sanatçı hiçbir zaman ideal koşullar altında çalışamaz. Aksi taktirde eseri ortaya çıkmaz. Sanatçı dünya mükemmel olmadığı için vardır. Sanat kusurlu bir dünyadan doğar.” Sanatçının önemini vurgulamış ve Rublev filmine de bunu yansıtmak istemiştir. Dini sorgulamasına da yardımcı olan bu film, sanat ve din ilişkisine de dikkat çekmektedir.

 

İVAN’IN ÇOCUKLUĞU

İvan’ın Çocukluğu, 1962

Ivan’ın Çocukluğu filminin konusu; ikinci dünya savaşı sırasında geçen film, faşist Naziler’in mahvetmiş olduğu 12 yaşındaki İvan’ın esir kampından kaçması üzerine gerçekleşen olayları konu edinmektedir. Sovyet askeri tarafından sahip çıkılan İvan, okula gönderilmek istense de onun aklı askerliktedir. Bunun üzerine cepheye sızmakta ve casusluk yapmaya başlamaktadır.

Peki bu filmin konusu ile bizlere anlatılmak istenen nedir?

Film, imgelerle ve metaforlarla doludur. Savaş olgusu kanla, silahlarla anlatılmak yerine ruhumuza verdiği zararlarla ifade edilmiştir. Film de iki dünya algısı vardır; birisi düş dünyası diğeri gerçekler dünyasıdır. Savaş bir çocuğun elinden her şeyini almıştır ve çocuk mutluluğu, huzuru düşlerde bulmaktadır. Ayrıca film, içerisinde İvan’ın üzerinden yarım kalmış aşkları, mutlulukları ve düşleri de barındırmaktadır. Hayalle gerçek arasındaki farklılığın ortaya çıkarıldığı bir filmdir.

 

 

NOSTALJİ

Nostalji, 1983

Nostalji filminin konusu; tanınmış Rus şair Andrei, Sosnovsky’nin hayatını araştırmak için İtalya’ya gelmektedir. Fakat buradayken Rusya’daki çocuklarının, eşinin ve mutlu evliliğinin hatıraları onu rahat bırakmayacaktır. Bu garip seyahat, mistik bir aydınlanmaya dönüşmektedir.

Peki bu filmin konusu ile bizlere anlatılmak istenen nedir?

Sinema dilinde pek rastlanmamış olan monologlar bu filmde kullanılmış ve böylelikle vatana duyulan özlem pekiştirilmeye çalışılmıştır. Film içerisinde birçok kişi ve durum barındırmaktadır. Hem vatanına, ailesine özlem çeken bir karakter hem de bulunduğu durumdan mutlu olan bir karakter mevcuttur. İçerisinde dram ve psikolojinin türleri barınmakta olan film, şiirsel söylevlerle de yaşanılan duygu değişimlerini desteklemektedir.

 

ZERKALO

Zerkalo, 1975

Zerkalo filminin konusu; bu filmin gözle görülür bir konusu bulunmamaktadır. Bir otobiyografi filmidir. Güncel sahnelerin yerine çocukluk anıları ile ritmik olayların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur.

Peki konusu olmayan bu filmin bizlere anlatmak istediği nedir?

Bu film, Tarkovski’nin çocukluk anılarını içerisinde barındıran bir filmdir. Babanın savaşa gitmesi sebebi ile aileden uzak kalmasını anlatmaktadır. Kendi yaşantısından ve çocukluğundan izlerin görüldüğü film olarak düşünülmektedir. Şiirsellik en derin alanda kullanılmıştır. Şiirleri babasına aittir. Acının, pişmanlığın en derinde hissedildiği zorlayıcı bir dram filmidir.

 

Andery Tarkovski filmlerinde otobiyografinin oldukça fazla örnekleri bulunmaktadır. Filmlerini gerçekleştirirken kendi hayatını örnek alıp, kendi hayatından örnekler verdiği görülmektedir. Sinemanın şairi olarak bilinen Tarkovski, filmlerinde çok fazla şiirlere ve söylevlere yer vermektedir. Şiirlerinin bazıları babasının şiirleridir. Sinema bir şiir olsaydı, şairi Tarkovski olabilirdi diyebileceğimiz üstün bir şiirsel sinema yetisine sahiptir. Tarkovski filmlerinin altında derin anlamlar yatmaktadır. Bu anlamları çözebilmek, anlayabilmek ve gerçekten hissedebilmek için önce Tarkovski sinemasının anlamak ve vermek istediği mesajlar üzerinde durulmaktadır. Sinemasında birden çok anlatıyı barındıran, bu anlatıları usta bir şekilde yansıtan bir yönetmendir. Estetik düşünce yerine, ruhsal hazza önem verdiği filmlerinde görülmektedir. Tarkovski için önemli olan, anlatının gücüdür.

Bu yazıda sizlere Andrey Tarkovski sinemasından 6 filmi analiz ettim.

Yazar: Büşra Nur Ertilal

admin

Yazar:

siyahdergi.com
administrator
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %
Previous post Proust Ve Kayıp Zamanın İzinde Gidenler
Next post KAFKAESK TARZ ve TÜRK EDEBİYATI

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir