Görüntüleme: 164
0 0
Okunma Süresi50 Saniye

LİSAN-I HAL

I

Kıstırılmış evlerin çıkmaza çevirdiği şehrin sokaklarındayım. Dilimde son sözünü bir yetime bağışlayan kısır bir anne…
Göğsündeki evlat şefkatiyle duruyor karşımda.
Aldım avuçlarını, koydum yüzüme..
“Dillendiremediğin kadar “dedim; yalnızım…

Gecelerden muzdarip bir ömür duruyor çatlamaya bir ses arayan şakaklarımda.
Bak bu aynadaki silüeti iyi tanı.
Kurşun izi değil bu iki çukur.
“Göz” denilmiş hali bir lisanla.
Görmediği ne varsa hepsinde senin düşlerin.

II

Yüzüm gökyüzüne dönmeyeli ömrüm kadar bir zaman geçti.
Kirlendi içim. Çürüdü göğümde yıldızlar. Yastığımda  senden kalan incecik siyah yollar.
Seyrinde evlerin, eskittiğim kapı eşikleri. Hepsinde benden bir sanı, senden gerçeğine inanamadığım milyon anı. Zamanı kilit diye çevirdiğim her anda kemik sesleri. Göğe açılan penceremde bir çocuk gözleri…
Kirpiklerinde çocukluğunu aramanın tedirginliği.

Zannettiğim yaşamların soysuz direnişlerinde, soyluluk yalanını giyinmiş insan benzeri bir kaç tip.
Her birinin burnu arşı alada, yüreklerinde kan ve irin
Benim bu ellerimde ömrü son nefesinden kısa bir hayat var.
Çok kez kırılmış parmaklarla yol gösterdim kendime.
Hepsinde sapak yanlış.
Düz yolda bile sendeleyen ayaklarımın tabanında çiğnenmiş sayısız  kararsızlık.

admin

Yazar:

siyahdergi.com
administrator
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %
Previous post Yağmur – Burak YILMAZ
Next post Meraklısına Tuhaflıklar Tarihi – Semih ERTÜRK

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir